Cafer Şahin
Eğitim kelimesi Latince “E-ducere” kelimesinden gelmektedir..Bu kelime ilk kullanımda “fiziki gelişme” anlamı taşıyordu.Daha sonraki yüzyıllarda ise “çocuğun ve hayvanın yetiştirilmesi” anlamında kullanılmıştır.
İnsanı insan yapan değerlerin,ahlakın,bilginin bireye verilme işine “eğitim” diyebilir.Eğitim sadece davranış değişikliğini kapsamaz,davranışa dökülmeyen veya dökülemeyen kazanımlar da vardır.
Bireyin eğitiminde ilk ve en önemli durak “aile eğitimi”dir.Aile bireye sevme,sevilme ve güven duygusunu verir.B.Russell insandaki güven duygusunun sevme ve sevilme duygusundan kaynaklandığını ileri sürmüştür.Aile içerisinde sevilme duygusunu yaşamamış bireyin güvensizlik duygusu ile “paranoyak” olması kaçınılmazdır.Bireyin eğitiminde aile içerisindeki anne baba ilişkisi de önemli bir rol oynar.E.Fromm anne ve baba,rolünü oynayamıyorsa veya anne-baba arasında rol çatışması yaşanıyorsa bunun çocuk üzerinde olumsuz etkilerinin olacağını ve bireyin psikolojik sorunlarla baş başa kalacağını söylemiştir.
Aile eğitimi bireye toplumsal bir varlık olduğunun ve toplumsal kuralların varlığının ilk öğretildiği yerdir de.Aile bireye içinde yaşadığı toplumun kültürünü,değerlerini ve yaşam felsefesini öğretir.A.Adler toplumsallık duygusunu kazanamamış insanlardan;sorunlu çocuklar,suça yönelik kişiler,akıl hastaları ve alkoliklerin çıkacağını ileri sürmüştür.
Bu açıklamalar ışığında ailenin,bireyin eğitiminde üç önemli fonksiyonu vardır diyebiliriz;
1-Bireyin güven duygusunu kazanması
2-Bireyin olumlu ruhsal gelişimi
3-Bireyin toplumsallık duygusunu kazanması
Bireyin eğitiminde aile eğitiminden sonra gelen devletin denetimi ve gözetimi altında yapılan,eğitim sisteminin temel taşı olan okullarda öğretmenler aracılığıyla bireye verilen eğitime “okul eğitimi” denir.Eğitim sistemi,eğitim ile ilgili yapılan bütün faaliyetlerin bileşkesidir.
Eğitim sisteminin amacı ne olmalıdır ve bireye nasıl bir eğitim verilmelidir,soruları güncelliğini yitirmeyen ve üzerinde araştırma yapılan konulardır.
Eğitim sistemi başta bireye biricik,tek,benzersiz değerli ve saygın bir varlık olduğunu sunan,kendi hür iradesi ile kararlar alabilen,toplumda kendi ayakları üzerinde duran,görev ve sorumluluklarını bilen,kendini ifade edebilen ve kendi potansiyelinin farkında olan insan yetiştirmeyi amaç edinir.
Eğitim sisteminin birey üzerindeki toplumsal yönü ise;bireyin toplumun bir parçası olduğunu vurgulayan,içinde yaşadığı toplumun kurallarına adapte olan,insan haklarına saygılı,hak ve adalet duygusu gelişmiş,hukukun üstünlüğüne inanmış,demokratik ve laik düşüncelerle serfiraz kılınmış bir insan yetiştirmektir.
Eğitim sisteminin bir diğer amacı ise bireyi;bilimsel bilgilerle donatan,sürekli okuyan araştıran,sorgulayan,eleştiren bilgiye aç bir insan kılmak ve kendini ifade edebileceği bir mesleğe sahip olmasına yardımcı olmaktır.
Eğitim yoluyla bireye verilen bilgiler sadece faydaya dönük olmamalı,bireyin ruhi ve zihni yönünü de tatmin edecek bilgiler sunulmalıdır.
İnsanlık tarihi bize şunu öğretmiştir ki, “düşünsel devrim”i gerçekleştirememiş toplumlar her zaman geri kalmaya ve sömürülmeye mahkumdur.Geri kalmışlığı yıkmak ve sömürülmemek için düşünsel devrimi gerçekleştirecek dinamikler iyi analiz edilip tespit edilmelidir ki;bu dinamiklerden en önemlisi ve vazgeçilmezi hiç şüphesiz insan eğitimidir.EN KARLI YATIRIM İNSANA YAPILAN YATIRIMDIR.
KAYNAK:
1-Necmettin Tozlu,Eğitim Felsefesi
2-B.Russell,Mutluluğun Ele Geçirilmesi
3-E.Fromm,Sevme Sanatı
4-Alfred Adler,Yaşama Sanatı

